Veliler İçin
İlk Adım İlk Heyecan

Okul öncesi eğitim kurumları her çocuğun fiziksel, sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlamak ve sonraki eğitim basamaklarına hazırlanmak için yolunun düşmesi gereken eğitim kurumlarıdır.

Günümüz çocukları çeşitli sebeplerle artık sokakta oynayamamakta, zamanlarının büyük kısmını evde geçirmek zorunda kalmaktadırlar. Bundan dolayı okul öncesi eğitim kurumları, giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu kurumlarda çocuklar akranlarıyla beraber olarak kişiliğini keşfetmekte, kendine güveni gelişebilmektedir. Paylaşmayı, iş birliğini, sosyal bir ortamda olmanın gerekliliği olan sıra bekleme, sorumluluk alma, planlama gibi becerileri kazanabilmektedir. Ancak okul öncesi eğitime yeni başlayan çocuklar, ilk zamanlar okula alışmakta zorlanabilirler. Çocuklar okula gitmemek için farklı stratejiler geliştirebilirler.  Bu stratejiler arasında en yaygın olanı, sabah evden ayrılırken ağlamaktır. Burada amaç okula gitmemek için anne babayı ikna etmektir. İlk defa okulla tanışan çocuğun bu tür tepkiler vermesi normaldir ve okula alışma sürecinin bir aşamasıdır. Burada önemli olan, çocuğunuza nasıl yaklaşmanız gerektiğini bilmenizdir.

                                        

Okula Uyum Sürecinde Anne Babanın Tutumu Nasıl Olmalıdır?

 

v  Okula başlamadan önce çocuğunuza yaşayacakları deneyimler hakkında bilgi vermek okula karşı güven duymasını sağlayacaktır. Onu çok seven öğretmenleri ve arkadaşları olacağı ile ilgili olumlu bilgilendirmelerde bulunabilir, okul ile ilgili güzel hikâyeler alıp okuyabilirsiniz.

 

v  Okul giriş-çıkış saatleri ve okula kimin bırakıp alacağı hakkında önceden bilgi vermeniz çocuğunuzu rahatlatır.

 

v  Çocuğun ilk deneyimi kendisi kadar aileleri de heyecanlandıran ve endişelendiren bir durumdur. Acaba neler yapıyor diye sürekli yanına gitmeniz kendi heyecan ve endişenizi çocuğa yansıtmanıza neden olabilir. Bu durum okula uyum sürecini zorlaştırır ve uzatır.

 

 

 

v  Sabah okula gelmeniz ve beklemeniz konusunda çocuğunuz ısrarcı olabilir. Çocuğunuza herkesin sorumlulukları olduğunu hatırlatabilir, kendi sorumluluklarınız ile ilgili bilgiler verebilirsiniz. Kullanacağınız ifadeler kısa, net ve kararlı olmalı, söylediğiniz sözler ile davranışlarınız tutarlı olmalıdır.

 

v  Öğretmenine karşı sizin bakış açınız, çocuğunuzun okula bakış açısının temellerini oluşturur. Okula uyum sürecinde öğretmeni ile ilgili olumlu düşüncelerinizi çocuğunuza aktarmak sınıfa uyumunu hızlandırır. Daha ilk günlerden “ öğretmenine söylerim” ifadeleri öğretmenleri ile kuracağı güven ve sevgi ilişkisini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu tür ifadelerden kaçınılmalıdır.

 

 

v  Çocuğunuz ile okuldan geldikten sonra okulda nasıl vakit geçirdiği ile ilgili küçük sohbetler yapabilirsiniz. Bu sohbetleri yaparken sorgular ifadelerde bulunmaktan kaçının.  Gerçekten samimi ve ilgili olduğunuzu ona hissettirin,  kendi yaptığınız işlerden de bahsedin. Kendiniz ile ilgili bilgiler vermek ve okul deneyimleri ile ilgili olumlu geri bildirimlerde bulunmanız çocuğunuzu rahatlatır.

 

v  Baş ağrısı, mide bulantısı gibi şikâyetler ile çocuğunuz okula gelmek istemiyor ise, gerçekten hasta olup olmadığından emin olmalı ve onu sakince dinlemelisiniz. Hasta olmadığından emin olduktan sonra kendisini rahatsız hissettiğinde öğretmenine belirtmesi gerektiğini, rahatsızlık durumunda öğretmeninin onunla ilgileneceğini uygun bir dil ile ifade etmelisiniz. Okula gelme konusunda onu ikna ettikten sonra yaşadığınız durumu sınıf öğretmenine ve psikolojik danışmanınıza belirtiniz.